29 Ekim 2014 Çarşamba

Türkçe Olimpiyatları temalı metal 1 TL'ler ile ilgili sıradışı bir ayrıntı...

Bazen bazı mecralarda, bilgiye erişmek ve muhakemeden yoksun bazı sözüm ona enteller tarafından, kullanımda olan metal 1 TL'lerde Türkçe Olimpiyatları teması kullanımıyla basılmış az sayıdaki hatıra baskının niteliği çarptırılarak yorumlanmaktadır...

Üzülerek hayretler içerisinde takip ediyor ve gördüğüm yerlerde müdahale de ediyorum...

Demek ki sadece Cumhuriyetçiyim ve Atatürkçüyüm demek ve tribün edasıyla bir coşku seli oluşturmak yetmiyormuş arkadaşlar...

Okumak, çalışmak, öğrenmek ve en önemlisi bilgiyi muhakeme etmek zorundayız. Evet, Atatürkçüyüm ya da Kemalistim diyorsanız, olay sadece rozet takıp, sağda solda alkış tutmak değil arkadaşlar... Olay, okumak, öğrenmek, muhakeme edilen bilgileri en doğru şekilde paylaşmak ve kitlelere faydalı olabilmek...

Bundan yıllar önce de basılmış 2 farklı hatıra baskılı tedavül para örneği paylaşmak istedim sizlerle...

Bir tanesi de 1998 senesinde tedavül eden metal 100.000 TL'nin hatıra baskısı ve teması da CUMHURİYET'İN 75. YILI...

Yani sizler vakıf olmadığınız bir konuda erken hüküm verirseniz, beğenmediğiniz ve bir çoğunu aptal olarak yorumladığınız kitle de sizi bir sonraki hamlede kenara rahatlıkla sıkıştırabilir...

En iyisi içinizden biri olarak bu ayrıntıyı ben izah edeyim ve buna benzer tuzaklara düşmemeniz hususunda da sizleri uyarayım... Karşı tarafta malesef ki arkadaşlar, herkes aptal değil...

Eğer hedefimiz Cumhuriyet'e sahip çıkmak ve yılmaz bekçilik yapmak ise, bilgi ve muhakeme konularında kusursuz olmalıyız... Fark arz edeceğimiz nokta buysa şayet, iddialıyız demekle yetinmemeli, harfiyen iddialı olmak zorundayız.

Mert Erdumlu
30.10.2014





7 Ekim 2014 Salı

Futboldan bir örnek ile Atatürk'ün başarılı bir komutan olduğunun izahı...

Galatasaray iyi bir takım mı?

İdare eder değil mi? Türkiye standartlarının üzerinde çok futbolcusu var... 1-2 aksaklığı gözardı edecek olursak, bireysel olarak en iyi oyuncular da Galatasaray'da diyebiliriz...

Peki, teknik direktör için aynı şeyi söyleyebilir miyiz?

Peki, iyi bir teknik direktör ile bu takımın neler yapabileceğini tahmin ediyorsunuz değil mi?

İşte, Atatürk olmasaydı Kurtuluş Savaşı'nda askerlerimiz, imamlarımız savaştı da aldı diyenlere verilecek en güzel örneklerden bir tanesi...

Tabi ki sahada çıkıp futbolcu koşacak, oynayacak... Ama iyi bir teknik direktör o sahadakilere çok şey katacak...
Saygılar..


Mert Erdumlu
07.10.2014

5 Ekim 2014 Pazar

Bir düş...

Bir düş kurarsınız, içinde bir gelecek yaratırsınız, hayali bile heyecanlandırır sizi...

Bir düş kurarsınız, el ele yürürsünüz düşünüzde, sıcaklığı bile kavurur sizi...

Bir düş kurarsınız, geleceğe daha berrak bakarsınız, gözlerinizin kamaşması bile mutlu eder sizi...

Bir düş görürsünüz düşünüzde, uyanmadan kan ter içinde kalırsınız bazen...

Bir düş...

Kırılırsa bir düş, bir daha hiç düşleyemezsiniz...

Düşmüşseniz düşünüzde, canınız yanar gerçekte hiç yanmadığı kadar...


Mert Erdumlu
05.10.2014

22 Eylül 2014 Pazartesi

Yaşıyormuşcasına

Yaşıyormuşçasına
(Mert Erdumlu kaleminden...)

Ne derlerse yapacaksınız...

Kurallara uyacak, işe saatinde girecek, saatinde çıkacaksınız... Es kaza, bu silsileyi 1 saat esnetince, kendinizi zincirleri kıran bir kahraman olarak göreceksiniz...

Eleştirmeyeceksiniz...

İcabında 'paranın' satın alabileceği ve 'en iyi' diye lansmanı yapılan eğitimi siz de satın alacaksınız ama aslında 'iyi eğitilmiş' insanlardan siz de nefret edeceksiniz...

Eleştiriyor gibi yapıp, farklılık ve farkındalık oyunları oynayacaksınız. Ama aslında, eleştiremeyeceğinizi siz de bileceksiniz...

Özgürmüşçesine yaşayıp, etrafınızdaki ağaçlara, çiçeklere ya da gök yüzüne bakıp da buram buram içinize çekmeyeli yıllar olduğunu farkettiğinizde, özgürlüğünüzün sadece bir sanrı olduğunu da farketmiş olacaksınız...

Bu oyunu sizler için tasavvur edenler, kendilerine cemiyet diyip bir dümenin başını tutmaktalar lakin, bunu hiç farkedemeyecek ya da sokaktaki avarenin bile artık sadece söyleyebildiği illüminati diyip farkındalık oyununuzu sürdüreceksiniz.


Hayatlar bitecek, nefesler tükenecek. Birileri ve hep aynı birileri daha zenginlerken, birilerimizin hayatları, hayalleri, sahip oldukları yitecek ve gidecek... Lakin, bunlar inanın onların umurlarında dahi olmayacak...

O yüzden, yaşamaya devam edin... Sanki yaşıyormuşçasına...


23/09/2014





15 Eylül 2014 Pazartesi

Sanrının Sancısı

Sanrının Sancısı
(Mert Erdumlu kaleminden)
Düşümde gördüğüm bir siluet gibiydi hayat ve umduklarım... Ummalar sanrılara, sanrılar sancılara gebeymiş çoğu kez...
Daha mutlu oluyordum düşlerimde... Nedense, hayal kurmak ise, hayatı yaşamaktan hep daha keyifliydi... Kötü eller yoktu o kurgu dünyasında ve hiç kimse incinmiyordu, gizlice göz yaşları içinde kahrolurcasına... Sokuluyordum düşüme... Düş penceremin içinden çıkmayacakmışçasına...
Henüz uğultular rahatsızlık vermiyordu o denli... Hayatın tabii sesine alışmışlığa yoruyordum bunu da...
Yitenlerimiz vardı, bu dünyadan göçenlerimiz... Özlem de ayrı parçalıyordu içimi, ama elden gelenlerin aslında bir şey getirmediğini anlıyordum...
Masalsı, hayalsi... Masalımsı, hayalimsi... Masalımtrak... Öylesine bir dünya içinde, yoğrulup büyüyünce adam oluyordu çocuklar, daha çocuk bile değilken henüz...
Geçmişte bir bilgenin dediği gibi aynı... 'Atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler'...
Diyorlar...
15.09.2014





10 Eylül 2014 Çarşamba

Birileri

Sen dilediğin kadar mükemmel yaşa, iyi ol, dürüst ol...

Birileri çıkıp, bu kadar iyi olunmaz, kesin montaj var bu işte der...

Sen dilediğin kadar düzgün ve hatasız iş yap...

Birileri çıkıp, bu kadar mükemmel olunmaz, kesinlikle bir şey var bu işte der...

Sen dilediğin kadar başarı göster, hayata karşı mücadelende dik dur...

Birileri çıkıp, helal olsun demez.


Yani, sözün özü, kimse çıkıp da, bende bu adamda olan bir şeyler eksik demez de, haricinde ne varsa der de der...


İşte tam o esnada birileri de onları öper ;)



Mert  Erdumlu
10.09.2014

27 Ağustos 2014 Çarşamba

Nitelikler

Nitelikler, niteliksiz insanlar tarafından gülünç ve kayda değer bulunmayan mefhumlar iken, nitelikli insanların sadece saygı duyduğu kavramlar olmuştur...

Nitelikli insanın meziyetleri, o niteliğe sahip olmayan birey tarafından gülünç bulunur ya da görmezden gelinir, ancak gerçek manada nitelikli birey, bir başka bireyin niteliklerine gıpta ile bakar ve sadece SAYGI DUYAR...


Mert Erdumlu