6 Ocak 2020 Pazartesi

2020, İran ve Atatürk

İran’da insanlar bize de bir Atatürk lazım diye paylaşımlar yapıyorlar sene 2020... Bizim insanımız ise ne yapsak da değerini bilemesek, ne yapsak da yaptığı binlerce olağanüstü başarıyı görmeyelim deme peşinde... Atatürk olmasaydı şöyle böyle olurdu vs demeye gerek var mı? Ülke işgal edilmişti, konu bitmişti. Çanakkale kazandığımız tek cepheydi ve diğer tüm cephelerde ya mağlup olmuştuk ya da işbirlikçi şerefsizler düşmanla işbirliği yapıp ülkeyi satmışlardı da, bugün ise biz de sizinle savaştık diye naralar atmaktalar. Bir şey diyim mi? Bu Cumhuriyette Atatürk’ün emanetçileri hiçbir daim eksik olmaz. Olmayacak da...

O vakitler düşman her yerdeydi... İçimizde dışımızda, aleni gizli... Bugün de aynı şekilde... Düşman her yerde... Ama aynı şekilde olan bir başka kavram daha halen baki: Cumhuriyet bekçileri, Türk aslanlar, işte onlar her daim ulu orta her yerde...
Bize ne Atatürk’ü anlatın, ne de bizi Atatürkle sınayın... Ha yobazsındır, cahilsindir Allah’a dua et beyin versin diye... Ama onun vermediği bir beyne saygı duyacak sabrı da evliya değiliz bizden beklemeyin... 

İstiklal Marşı’nın neden 41 mısradan oluştuğunu, Atatürk’ün onlarca devrim ve inkılaplarının yanı sıra, Kastamonu’dan Rize’ye, Diyarbakır’dan Ağrı’ya Tunceli’ye ne hainliklerle uğraştığını, çıkan isyanları bastırmak için kaç vatan evladının şehit düştüğünü, masum sivillere yapılan bombalı eylemlerde hayatlarını kaybedenleri, şehit edilen onlarca öğretmenimizi,

- Devletçilik nedir, ne demek değildir
- Halkçılık nedir, ne demek değildir 
- Laiklik nedir, ne demek değildir
- Milliyetçilik nedir, ne demek değildir 
- Cumhuriyetçilik nedir, ne demek değildir 
- İnkılapçılık nedir, ne demek değildir

gibi ana başlıkları ve bu ana başlıkların her biri hakkında kitaplar kaleme alınabilecek kadar derin konular olduklarını, Cumhuriyetimizin ilk yıllarında ‘demir ağlarla ördük ana yurdu dört baştan’ söyleminin muhteviyatı içerisine neler girdiğini, bir ağır sanayi fabrikasının kaç senede ve ne yatırımlarla, kaç mühendisle kurulabileceğini ve toplam kaç ağır sanayi üretiminin başarıldığını, dil, tarih konularında yapılan çalışmaları ve muhteviyatlarını, Avrupa’da bile birçok ülkeye emsal teşkil eden ‘Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkı’ verilmeden evvel kadınların toplum içerisindeki yerini, sayamadığım şu anda daha binlerce nüansı 

ÖĞRENMEDEN 
OKUMADAN 
ARAŞTIRIP tek tek her biriyle ilgili mukayeseli makaleler yazmadan, sınavlarda sorulara yanıt vermeden

Bir Sevr Antlaşması ile Lozan Antlaşması açılımlarını ezbere yapabilecek kadar nüanslara hakim olmadan !!! 

Montrö’nün neden ve neye istinaden yapıldığını ezbere izah edebilmekten acizken !!! 

Türk Tarih Kurumu’nun hangi maksatla kurulduğunu, 

Afife Jale’nin kim olduğunu
Sabiha Gökçen’in kim olduğunu 
Ülkü Adatepe’nin kim olduğunu 


Ve Cumhuriyet ilkeleri ile yetişmiş

Bir ‘Leyla Gencer’i tanımayan zihniyetlerin
Bir ‘Türkan Saylan’ı izah edemeyen beyinlerin 

Sivas’ta yanan insanların insan olduğunu ‘bir nedenle’ atlayan tüm embesillerin ve vatan hainlerinin 

Vatanın her nimetini sonuna kadar sömürüp de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni tanımadığını dile getiren tüm sünepelerin

Sakala sürülecek beyni olmadan, Sn. ‘Uğur Mumcu’nun da dediği gibi: ‘Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunmaz’ ilkesinden yoksun vedahi cahil bireylerin 

Mustafa Kemal ATATÜRK hakkında kurdukları cümleleri dinleyecek sabır bende yok. 

Ben Cumhuriyet çocuğuyum. Başkalarının tohumuyla ilgili bir tasarruf endişesinde değilim !!! 


MSc Dipl.-Ing. R.Mert Erdumlu 

07.01.2020 

21 Nisan 2019 Pazar

Aşağılıksınız...

Bugün şerefsizce yumruk atan ve kimi ne ile suçladığını bilmeyen cahil cüheyla takımı, ülkede kriz anında ilk kullanılan kitle olmaya devam ediyor...

Aşağılıksınız...

Çünkü kimi ne ile suçladığınızdan haberiniz yok...

Ahlaksızsınız...

Çünkü şehit cenazesinde şehide bile saygınız yok...

Cahilsiniz...

Çünkü cahil olmamak adına attığınız herhangi bir adım yok...

Lakin...

Bu milleti, bu toprağın evlatlarını, ne Kubilay’ımızı katlettiğinizde, ne Madımak’ı ateşe verdiğinizde korkutamadığınızı;

boş gövde gösterilerinin değil, gerçek icraatların içinden gelenlerin ne zaman ne yaptıklarını hala öğrenemediğinizi,

o iğrenç yüzünüze vursak anlar mısınız?

Sanmam...

Size saygımız var mı?

Ya da saygımız olsun diye ne yaptınız?

Vurdunuz, kırdınız, döktünüz... Yetmedi katlettiniz... Tecavüz ettiniz... Aşağılıktınız ama aşağılamaya daha çok meylettiniz...

Şimdi...

Sizden korkan sizden beter olsun yavşak sürüleri !!!

Ateş olsanız yakacağınız hacim cürümünüzü geçmez...

Saygılar 🙏

MeRt / 21.04.2019

16 Nisan 2019 Salı

Yığınlar...

Ben de isterdim, aklı gidip geliyor desinler, on kusurumun dokuzunu görmezden gelsinler...

Ben de dilerdim, kalabalıklarda farkedilmeyen niceleri ile birilerine verip veriştirmeyi...

Ben de arzulardım, kendimi akıllı zannedip herkesi aptal yerine koyduğumda düştüğüm rezilliği farkedemeyecek kadar ahmak olmayı...

Ben çok isterdim, sevdiklerime gözümü kör etmeyi, yaptıkları zerre hatayı bile görmezden gelmek değil, gerçekten kör olup görmemeyi...

Ben de çok istedim, çok derdim var diye çok kalp kırıp kırıp geri dönüp baktığımda, onları kırılmamış olarak gördüğümü zannetmeyi...

Ve hayat öyle değişik bir yer ki... Neyi çok isterseniz, önünüze yığınlarla koyuveriyor...

R.Mert Erdumlu
16.04.2019

6 Nisan 2019 Cumartesi

Küçümsemek...

Sorduğumuz zaman her yurdum insanı Türkçemize vakıf: En küçükten, en büyüğe...

Ve hatta çok çok iyi biliyorlar: yalanlar, dolanlar, entrikalar...

Sorsak iki ‘:’ işaretinden sonra neden birinde büyük veya diğerinde küçük harfle başladık diye, çuvallar %99 kadarı...

O nedenle, biz değil ama bence sizler kendinizi ötekileştiriyorsunuz çok kez... Takdir etmeyerek, değer bilmeyerek, her şeyi küçümseyerek...

Oysa ki, bizler çok iyi öğrenmiştik sizleri küçümsememeyi... Ta ki, yüzlerinize ne kadar vursak az geleceğine, yüzde yüz kanaat getirinceye dek...

 Mert Erdumlu / 06.04.2019

28 Mart 2019 Perşembe

Geçmişte iz bıraktığımız sektörlerden bir tanesi...

2004-2010 yılları arasında, tamamı lisans, yüksek lisans ve doktora mezunu 40 kişilik ekibimle Türkiye’de çeviride bir çığır açmıştık... Tıp Çevirisi mütercim tercümanlık mezunu biri tarafından yapılamaz... Bir makina kullanım kılavuzu en iyi teknik lisan diline de hakim, çok iyi eğitim almış bir mühendis tarafından yapılabilirdi... En iyi hukuki çeviriler kadromda yer alan en iyi eğitimlere sahip avukatlar tarafından verilmekteydi... 2007’de tamamladığım askerlik görevimin ardından, koleksiyon sektöründe yoğunlaşma kararı alarak, Türkiye’de En Hızlı Gelişim Gösteren Genç Firma Ödülü de almış olarak, maziye bir imza attık geçtik... Bayındır Holding, İş Bankası Genel Müdürlük, Mercedes, Borusan, Merinos Halı Fabrikaları, Türkiye Deri Sektörü, Kuzey Saha Deniz Komutanlığı fatura kestiğimiz kurumlardan sadece birkaç hatırımda kalanı... Saygılar... #merterdumlu #makinamühendisi #endüstrimühendisi #mechanicalengineer #industrialengineer #tercüme #çeviri #translation #translators #istanbul #türkiye #türkei #turkey

Orjinal İnsanlar

Orjinal insanları severim...

İyidir, kötüdür; sana uyar ya da uymaz... Orjinal insanlar, nev-i şahıslarına münhasır olurlar...

Her biri kendi başına bir dünyadır...

Kimini uzaktan, kimini yakından...

Ama illa ki severim orjinal insanları...

Ve taklitler... Kolpalar... Yalanlar...

Hep... Her daim... Asıllarını yaşatacak olanlar...

Onlar da malesef % 99 kadar çoğunluktalar... Birbirlerine benzerler... Birbirlerini pohpohlarlar...

Saygı duymuyorum onlara 😉

R.Mert Erdumlu
25.03.2019