14 Haziran 2017 Çarşamba

DEVLETÇİLİK

Gerek gezi olayları sırasında, gerek öncesinde, gerek sonrasında, sıklıkla vurguladığım en önemli İLKEmiz...

Bu ilkeye vakıf olan insanın vatanseverliği tartışılamaz, bu ilkeden yoksun olan insanın da vatanseverliğinden bahsedilemez...

Gerek ışid (ırak şam islam devleti, deaş-daeş-daiş), gerek pkk, gerek fetö (pdy- paralel devlet yapılanması) incelendiğinde görülecektir ki mayalarına DEVLETÇİLİK ilkesi ile alakalı bir zerre kırıntı dahi yoktur... Bunların hain olacakları, terör örgütü olacakları, alçak olacakları aşikardır...

Dhkp-c ve TKP de devlet tarafından terör örgütü listesine alınmış oluşumlardır. Zira bu oluşumlarla ortak paydada konuşabildiğimiz bazı değer ve kavramlardan ziyade, bizi bunlardan ayrı koyan da yine DEVLETÇİLİK ilkesidir...

El-Kaide, El Nusra ve Hizbullah ve de İBDA-C yine terör örgütü listesinde başı çeken terör oluşumlarıdır. İncelediğimizde DEVLETÇİLİK ilkesinin uzağından yakınından geçemeyecek insanlar olduklarını açıkça görürüz...

Yani söze dile kolay Atatürk ilkelerinden sadece 1 tanesini ADAM AKILLI bellediğimizde neyin ne olduğunu, neye ait olduğumuzu ve olmayacağımızı, ne ile anılabilir olduğumuzu ya da anılamaz olduğumuzu o kadar rahatlıkla idrak edebiliyoruz ki... Bir lider gösterin ki sadece bir ilkesi, bir prensibi bu kadar konuya yön verebilsin...

Mert Erdumlu / 14.06.2017

26 Ocak 2017 Perşembe

Bazı iddialar...

15-16 yıldır ülkeyi mevcut anayasa ile 'İDDİA ETTİKLERİ' gibi 'ÇOK İYİ' bir şekilde yönettiler ve de yöneteceklerine inandıkları için yönetime yine talip oldukları için herhangi bir değişikliğe gerek yok o zaman...

Diğer taraftan bakalım... Mevcut anayasa yetersiz, eksik ve kusurluyduysa neden 15-16 sene uygulamaya çalıştın? Yanlış olduğunu bile bile yanlış mı yaptın yani?

Bir diğer taraftan bakalım... Yönetimde anayasa değişse de, değişmese de senin olacağın belliyken, bu değişiklik kimin için? Sen aynı sen, ben aynı ben... 15-16 senedir sen mi bana hizmetini yanlış yaptığını deklare ediyorsun, ben eksik hizmet mi almaktan yakındım?...

Ha şu doğru, benim yakındığım hususlar oldu... İnsanlarımızın katledilmesine, 'şehit' edilmelerine, yetki sahibi kişilerin vurdumduymazlığına, yaşanan ekonomik krizin hiçbir şey yok havasında zaten o krizi idrak edemeyecek kadar 3 kuruşluk maaşlarla kıt kanaat yaşatmaya çalıştığın insanların körlüğüne yakındım...

Mevcut anayasa değişikliği ile terörün biteceğini söyleyen şahıs hakkında neden hala suç duyurusu yapılmadı?

O da mı mevcut anayasamızın eksikliği?


Söyleyeceklerim bitmedi, devamı var...


Mert Erdumlu / 27.01.2017

22 Kasım 2016 Salı

Komşunun bahçesindeki çimen...

Komşunun bahçesindeki çimen hep daha yeşildir...
Kişi kendinde olmayana imrenerek bakar, yaşamadığı hayata özenir, ama filmin esasında, çimen yine de çimendir...
Kimileri yaşadığı ile mutludur, kimseye bakmaz... Kimileri mutsuzluktan kudurmuştur, herkes ve her şey ona batar...
Yeşilin onlarca tonu olsa da, çimenin çimen olduğunu bilerek yaşamakta fayda var... İmrenerek baktığınız her hayatın içinde tahmin edemeyeceğiniz zorluklar olduğunu unutmayın... Ama her şekilde imrenmenin ötesindeki davranış da haset ve davranış bozukluğuna girer ki, acil müdahale gereklidir bu tip arkadaşlara... Yoksa ilerleyen durumlarda, çok ciddi vak'alara varan ruhsal bunalımlara ya da şiddetli depresyonlara hazır olmaları gerekir, bu kısmı özet geçiyorum, 'oldukça ciddi rahatsızlıklar yolunda' haset ve davranış bozukluğu olan insanları bana kalırsa YALNIZ başlarına bırakmakta da fayda vardır...
Kendi çimenlerinin üzerinde keyif almasını bilen herkese SELAM olsun... ;)
MeRT

6 Mayıs 2016 Cuma

Ayrıntı...

Ayrıntı falanlarda filanlarda olmayacak bazen... Böyle alenen olacak... Yakışıklı dedin mi, bir kitle değil, tüm dünya yakışıklı bulacak... Karizmatik dedin mi, eşimden sonra tek arzuladığım adamdır diyenler değil, tüm dünya hanımefendileri karizmatik bir beyefendi diyip durması gereken noktayı bilecek.
Fazla söze gerek olmayacak bazen... O bakacak, biz bakacağız, sen susacaksın !!!
Osmanlı Subayı... Matematik uzmanı... Büyük bir deha... Komutan... Stratejist... Geometri kitabı bile var yazdığı... Okuduğu kitapların isimlerini ezberle desem, onun ömrü kadar ömür harcar, kocamdan sonra tek arzuladığım adam diyen zihniyete aitsen de, bin ömürde de ezber edemezsin...
Çok konuşmayacaksın bazen... Ampülü ağzına alıp fotoğraflara malzeme olmayacaksın... Duracaksın dimdik... Ne olursa olsun... Bileceksin ki, seni KİMSE değil, kendi azmin ve çalışma kararlılığın kurtaracak her badireden... Allah'a sığınacaksın bir de... Kuluna minnet eylemeyeceksin... Kulunun karşısında köpekleşmeyecek, el etek öpmeyeceksin...
Sonra yine duracaksın dimdik... Bakacaksın apaydınlık ileriye... Kim karartmaya çalışıyorsa, indirecek geçeceksin... Çok çok sen öleceksin, yeni tohumlar filizlensin diye... Ama illa ki, bu yolda yürüyorsan, bil ki, ölsen de dönmeyeceksin !!!
Mert Erdumlu
05.05.2016

15 Nisan 2016 Cuma

Zeka...

Zeka herkese göre göreceli bir kavram değil aslında... Herkesin kendini zeki hissettiği toplumumuzda gerçek zeki insanların oranı %5'i hiç geçmedi...

Her gördüğünüz, tam olarak gördüğünüz gibi olmayabilir çoğu kez... Büyük resmi yakaladığınızı sandığınızda, diğer insanların nasıl gördükleri hakkında %100 emin olabiliyorsanız şayet, tescilli ahmak da olabilirsiniz...

Sizin gördüklerinizi unutmaya başlayanlara, yeni keşif edasıyla söylediğiniz sözler duvara çarpıp size geri dönüyor gibiyse çoğu zaman, zaten sorunlu normal zeka aralığı sendromundasınız... Yani zeka var gibi de, yok gibi de... Geliyor gibi de, dibine kadar inemiyor gibi de her ayrıntının...

Edebiyatçıların çoğu kez dile olan hakimiyetle de ölçülebileceğini savundukları zekanın aslında salt sayısal metotlar ile de ölçülebiliyor olması saçma... Sayısal ve sözel yetenek sınavlarının karma uygulanması da son 10-15 senede bir hayli artış gösteren en doğru yöntemlerden...

Nereden esti de bu konuya girdi diyeceksiniz...

Aziz Nesin geldi aklıma efendim... Bilimsel olarak kanıtları üzerine çalışmaktaydım yapmış olduğu bazı tespitlerin ve akabinde adamın hem matematikçi, hem de dili o denli etkin kullanan bir yazar olduğu aklıma ilişti... Hoşuma gitti... Gülümsedim... Ve karaladım 3-5 satır... Affınıza mağruren...


Mert Erdumlu / 16.04.2016